Yatan hastalarda bilinç bulanıklığı ölüm riskini artırıyor
Prof. Dr. Ayoğlu, yatan hastalarda görülen bilinç bulanıklığının ölüm riskini artırdığını ve yaşamı tehdit edebilen ciddi bir tabloya yol açabildiğini bildirdi.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayoğlu, yoğun bakımda tedavi gören erişkin hastalarda sık görülen deliryumun yaşamı tehdit edebilen ciddi tabloya yol açabildiğini bildirdi.
Prof. Dr. Ayoğlu, yaptığı açıklamada, deliryumun, aniden ortaya çıkan, kısa süreli ve geri dönüşümlü bir beyin işlevi bozukluğu olduğunu ifade etti. Deliryumun, yoğun bakım ünitelerinde yatan hastalarda sık görülen bir durum olduğunu belirten Ayoğlu, 'Deliryum, hastaların %50 ila %80'inde görülebilir. Bu durum, hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir ve hatta ölüm riskini artırabilir.'
Deliryumun nedenleri arasında, yaş, hastalık şiddeti, ilaç kullanımı, uyku bozukluğu, ağrı, tıbbi müdahaleler ve çevre faktörlerinin yer aldığını vurgulayan Ayoğlu, 'Deliryumun erken teşhis ve tedavisi çok önemlidir. Hastaların ailesi ve sağlık çalışanları, deliryumun farkında olmalıdır.'
Ayoğlu, deliryumun tedavi edilmediği takdirde, uzun süreli hastanede kalış, yüksek sağlık maliyetleri, artan ölüm riski ve kalıcı bilişsel bozukluklar gibi ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi. Sağlık çalışanlarının, deliryumun önlenmesi ve tedavisinde önemli bir rol oynadığını belirten Ayoğlu, 'Sağlık çalışanları, hastaların durumunu sürekli izlemeli ve deliryumun erken belirtilerini tespit etmelidir.'
Prof. Dr. Ayoğlu, deliryumun önlenmesi için, hastaların ailesinin ve sağlık çalışanlarının iş birliği yapması gerektiğini belirterek, 'Hastaların ailesi, hastaların yanındayken, onlarla konuşmalı, onları rahatlatmalı ve çevrelerini düzenleyerek deliryum riskini azaltabilir.'
Bundan sonra, sağlık çalışanlarının deliryum konusunda daha fazla farkındalık yaratması ve hastaların ailelerini bu konuda eğitmesi gerektiğini vurgulayan Ayoğlu, 'Deliryumun önlenmesi ve tedavisi, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir.'