Ana Sayfa
Ekonomi

Rusya: Kiev'in TürkAkım ve Mavi Akım'a saldırması enerji güvenliğine zarar verir

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Kiev'in TürkAkım ve Mavi Akım doğal gaz boru hatlarının altyapısına saldırmasının bölgesel enerji güvenliğine zarar vereceğini ve küresel enerji piyasasını istikrarsızlaştıracağını belirtti.

20 Mart 2026 13:0119 görüntülenmeKaynak: AA Güncel
Rusya: Kiev'in TürkAkım ve Mavi Akım'a saldırması enerji güvenliğine zarar verir

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Kiev'in TürkAkım ve Mavi Akım doğal gaz boru hatlarının altyapısına saldırmasının bölgesel enerji güvenliğine zarar vereceğini ve küresel enerji piyasasını istikrarsızlaştıracağını kaydetti.

Zaharova, başkent Moskova'da düzenlediği basın toplantısında, Ukrayna'nın Rusya'dan doğal gaz geçiş ücretini ödememesine rağmen Rusya'nın Ukrayna'ya doğal gaz sevkiyatını sürdürdüğünü belirtti. TürkAkım ve Mavi Akım'ın Avrupa ülkelerine doğal gaz sevkiyatında önemli rol oynadığını vurgulayan Zaharova, Kiev'in bu boru hatlarına saldırması durumunda enerji güvenliğinin tehlikeye gireceği uyarısında bulundu.

TürkAkım ve Mavi Akım, Rusya'dan Karadeniz üzerinden Avrupa'ya doğal gaz sevkiyatında kritik önem taşıyan boru hatlarıdır. TürkAkım, 2019'da faaliyete başlamış olup, yıllık 31,5 milyar metreküp doğal gaz sevkiyat kapasitesine sahiptir. Mavi Akım ise 2005'te devreye alınmış ve yıllık 16 milyar metreküp doğal gaz taşıma kapasitesi bulunmaktadır.

Zaharova'nın açıklamaları, Rusya'nın enerji güvenliğine yönelik tehditlere karşı hassasiyetini yansıtıyor. Rusya, Avrupa'nın en büyük doğal gaz tedarikçisi konumunda olup, enerji ihracatından elde ettiği gelirler ekonomisi için hayati önem taşıyor.

Ukrayna'nın Rusya'ya olan doğal gaz borcu, Moskova ile Kiev arasındaki enerji anlaşmazlıklarının önemli bir başlığı oluşturuyor. Rusya, Ukrayna'nın borcunu ödememesi halinde doğal gaz sevkiyatını durdurabileceğini defalarca belirtmişti.

Kiev'in TürkAkım ve Mavi Akım'a yönelik bir saldırısının, sadece bölgesel enerji güvenliğini değil, aynı zamanda küresel enerji piyasasını da olumsuz etkileyebileceği endişe veriyor. Bu durum, Avrupa ülkelerinin alternatif enerji kaynakları arayışını hızlandırabilir.