Netanyahu'ya tepki: Türkiye Gazze'nin yanında
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sözlerine Ankara'da tepkiler sürüyor. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye'nin Gazze'de yaşanan insanlık dramı karşısında sessiz kalmadığını ve susmayacağını belirtti.

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına Ankara'da tepkiler sürüyor. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 'Mazlumların yanında olmak bizim medeniyetimizin en asli vazifesidir.' dedi.
Bakan Çiftçi, Ankara'da Gölbaşı Vilayetler Evi'nde düzenlenen Sivil Toplum İstişare Kurulu Toplantısı'na katıldı. Toplantıda sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcileri yer aldı. Burada konuşan Bakan Çiftçi, bir milleti ayakta tutan ve büyük kılan şeyin; yetiştirdiği insan, kurduğu medeniyet, yaşattığı değer ve mazluma uzanan merhamet eli olduğunu ifade etti.
Bakan Çiftçi, 'Milletimizin vicdanının kurumsallaşması olan sivil toplum kuruluşlarımız; iyiliği, güzelliği ve hakkı ortak bir sorumluluk bilincine dönüştürmeye çalışan iyilik organizasyonlarıdır. Bizim medeniyetimiz, hakkı hakim kılmak için ömrünü, ilmini, malını vakfederek adayanların kurduğu bir vakıf medeniyetidir.'
'TÜRKİYE, MAZLUM COĞRAFYALARIN YANINDA DURMAYA DEVAM EDECEK' Ardından, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hedef alan açıklamalarına tepki gösteren Bakan Çiftçi, 'İşgalci şebekenin temsilcisi Netanyahu'nun, Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan hadsiz ve seviyesiz açıklamaları da aslında bu hakikat karşısında duyulan rahatsızlığın açık göstergesidir.'
Şunu herkes bilmelidir; Gazze'de çocuklar katledilirken, hastaneler bombalanırken, masum insanlar açlığa ve ölüme mahkum edilirken Türkiye susmadı, susmayacak. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın mazlumdan yana, haktan yana, adaletten yana yükselttiği ses sadece Türkiye'nin değil, vicdan sahibi bütün insanlığın sesidir. Türkiye dün olduğu gibi bugün de Filistin davasının, Kudüs'ün, Gazze'nin ve bütün mazlum coğrafyaların yanında dimdik durmaya devam edecektir.
İmkanları konfor alanına dönüştürmemeliyiz. Çünkü konfor ideali öldürür. İnsanın, ailenin ve toplumun ifsadı için fıtrata açılan bir savaş çağındayız. Bu nedenle cemiyete insan yetiştirmek, aileyi ve toplumu korumak ancak bir medeniyetin ihya ve inşasıyla mümkündür. Muhterem Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı'nın gerçek başarısı da işte bu ihya ve inşa hareketinin başarısı olacaktır.