Ana Sayfa
Teknoloji

İsrail hapishanesinde 60 kilo kaybeden Filistinli gazeteci

İsrail'de 32 ay idari tutuklu olarak tutulan Filistinli gazeteci Abdullah Muhammed Şatad, hapishanede 60 kilo kaybettiğini ve bir ağrı kesiciden bile mahrum bırakıldığını açıkladı.

26 Haziran 2026 08:251 görüntülenmeKaynak: AA Güncel
İsrail hapishanesinde 60 kilo kaybeden Filistinli gazeteci

Filistinli gazeteci Abdullah Muhammed Şatad, İsrail tarafından idari tutuklu olarak 32 ay hapishanede tutulduğunu ve bu sürede yaklaşık 60 kilo kaybettiğini belirtti. Şatad, cezaevinde bir ağrı kesiciden bile mahrum bırakıldığını ifade etti.

Şatad, İsrail hapishanesinde maruz kaldığı koşullara dikkat çekerek, "Bu süre boyunca, en temel sağlık hizmetlerinden bile mahrum bırakıldım. Bir ağrı kesiciden bile mahrum bırakıldım" dedi. Filistinli gazeteci, 32 ay boyunca idari tutuklu olarak tutulduğunu ve bu sürede sağlığının ciddi şekilde zarar gördüğünü vurguladı.

İsrail'de idari tutukluluk, şüphelilerin suçlu oldukları kanıtlanmadan ve adil bir yargılama süreci geçirmeden uzun süreliğine tutuklanmasını sağlayan bir uygulama. Bu uygulama, insan hakları örgütleri tarafından sık sık eleştiriliyor. Şatad'ın durumu, bu eleştirilerin haklılığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Filistinli gazetecinin yaşadığı kilo kaybı ve sağlık sorunları, İsrail hapishanelerindeki koşulların sertliğini bir kez daha gündeme getirdi. Şatad, serbest bırakıldıktan sonra yaşadığı deneyimleri kamuoyuyla paylaşarak, benzer durumda olan diğer tutukluların sesini duyurmaya çalışıyor.

Şatad'ın hikayesi, İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinlilerin yaşadığı zorluklara dair önemli bir örnek. Bu durum, uluslararası toplumun dikkatini bir kez daha İsrail'in insan hakları siciline çekiyor. Gelecekte, benzeri durumların yaşanmaması için İsrail'in hapishane koşullarını iyileştirmesi ve idari tutukluluk uygulamasını gözden geçirmesi bekleniyor.

Filistinli gazeteci Abdullah Muhammed Şatad'ın yaşadıkları, İsrail hapishanelerindeki insan hakları ihlallerine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bu konu, 앞으로 da insan hakları örgütleri ve uluslararası toplumun gündeminde yer almaya devam edecek.